5 Nisan 2012 Perşembe

Okuyacaklarımın Başında;

SERENAD



Arka Kapak

Roman okumak istiyorsanız…
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.

1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.

Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor.

Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livaneli'nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.



Yazar:Zülfü Livaneli

Sayfa Sayısı: 484
Dili: Türkçe
Yayınevi: Doğan Kitap


Eda ; çok satanların başında oldu, arkadaşlar okuyup tartışa durdu ama bende bir türlü sıra gelmedi.. İnanılmaz olumlu yorumlar duyduğum ama benim henüz yorum yapamadığım bu kitabı okumak istediklerim adına paylaşıyorum..

''Her Ay Bir Kitap Okuyun'' Kampanyası

Türkiye'de yılda kişi başına 7.2 kitap okunurken, bu sayının 12'ye çıkarılması için ''her ay bir kitap okuyun'' sloganıyla kampanya başlatıldı.
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Onur Bilge Kula, kitap okuma alışkanlığının yurt genelinde yaygınlaştırılmasına ilişkin çalışmalarıyla ilgili bilgi verirken, Türkiye'nin bir edebiyat ülkesi olarak tanınmasının ülkenin genel imajı ve tanıtımı bakımından büyük önem taşıdığını söyledi.

Türkiye'de 2011 senesinde yayın sektörünün güçlenmesi, çeşitlenmesi ve farklılaşması açısından önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Kula, ''Geçen yıl Türkiye'de muhteşem gelişmeler oldu. Yayın sektöründe geçen yıl 43 bin 200 kitap için uluslararası standart kitap numarası (ISBN) alındı. Bunlardan büyük bölümü sosyal bilimler, beşeri bilimler ve kültür alanına ait'' dedi. Edebiyatın ise bunların 15 binini oluşturduğunu belirten Kula, yayın sektörünün geçen yılki durumunu ise şöyle özetledi:

''Bizim için en önemlisi, Türkiye'de edebiyat üretiminin katlanarak artmasıdır. Edebiyat üretimi deyince başta roman, hikaye, şiir ve drama anlaşılıyor. Bir rakam vereyim, 2010 yılında Türkiye'de 570 roman yayımlanmıştı, 2011 yılında 1851 roman yayımlandı. Üç kattan daha fazla, muhteşem bir gelişmedir bu. Bizim ülkemizin, toplumumuzun çok iyi bir avantajı var.

Türkiye, çok genç bir yazar kadrosuna sahip. Bu yazarlar içerisinde kadınların da çok büyük bir payı var. Kadın yazarlarımızın sayısı gurur verecek ölçüde artıyor. Ayrıca bu kadın yazarlarımız hem çok iyi eğitimli, hem yabancı dil biliyorlar, hem de dünya bilgi ve deneyimleri çok sağlam. Bunlar toplumumuz açısından övünç verici gelişmeler. Yazarlarımız, başta Orhan Pamuk, Ahmet Ümit, Elif Şafak, Zülfü Livaneli, İskender Pala gibi çok satan yazarlar olmak üzere hepsi dünyaya açık insanlar. Böyle bir yazar topluluğuna sahip olmak bizim çalışmalarımızı çok kolaylaştırıyor.''

'Okuma oranı sanıldığı gibi düşük değil'
Türk edebiyatının dünyanın 42 dilinde, 50'den fazla ülkede okunduğunu aktaran Kula, geçen yıl Türkiye tarihinde ilk defa Türkiye Okuma Kültürü Haritasını yayımladıklarını anımsattı.

Türkiye çapında çok ciddi bir alan araştırması yaptıklarını anlatan Kula, ''Bu araştırmaya göre Türkiye'de kişi başına 7.2 kitap okunuyor. Zaten bu sayı bizim ISBN numarası ile 43 bin 200 çeşit ISBN numarası alarak yayımlanmış kitaplar'' dedi. Kula, kitap okuma düzeyini artırmak için yapacakları çalışmaları ise şöyle özetledi:

''Bir de ISBN numarası almadan, kendi başlarına yayın yapan kişi ve kurumlar var. Onları da kattığınız zaman 500 milyondan fazla kitap satılıyor demektir. Çünkü yayın sektörü özel sektör. Kendi ayağının üzerinde durmak zorunda ve bastığı kitabı satmak durumunda. O nedenle yayın sektörünün piyasa payını anlatmak bakımından bu sayı çok önemli. Demek ki kitap satılıyor ki basılıyor.

Türkiye'de insanların sandığı gibi okuma oranı çok düşük değil. Çok yüksek de değil. Bizim amacımız bunu kişi başına 12'ye çıkarmaktır. 'Her ay bir kitap okuyun' sloganıyla çalışıyoruz ve bu düşünceyi yaymayı çalışıyoruz. Yani her ay bir kitap, bir toplumun hem entelektüel düzeyinin derinliğini, genişliğini gösterir. Hem istikrardır, hem de aynı zamanda böyle bir alışkanlığın yerleşmesidir. Her anlamda istikrarı çok destekleyen bir şeydir. Biz buna ulaşmaya çalışıyoruz.''

alıntı sabah/kültürsanat/edebiyat

PSİKO ANALİST


Arka Kapak

FREUD VE JUNG BİR ARAYA GELSE DAHA İYİSİNİ YAZAMAZDI

53. doğum günün kutlu olsun, doktor. Ölümünün ilk gününe hoş geldin.

New York'lu bir psikanalist olan Dr. Frederick Starks tehdit dolu, gizemli bir mektup alır. Kendini, Rumpelstiltskin adlı bir adamın tasarladığı korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kurallar bellidir: İki hafta içinde Starks onun kim olduğunu tahmin edebilirse özgürlüğünü geri kazanacaktır. Başarısız olursa Rumpelstiltskin, Dr. Starks'ın sevdiği 52 yakınını tek tek öldürecektir - ancak ona bir seçenek daha sunar: Kendini öldür.
Zamana karşı bu zorlu yarışta Starks'ın kaderi, intikamını dolambaçlı yollardan almak isteyen bir psikopatın ellerindedir. Bu deli adamı durdurmanın bir yolunu bulmak zorundadır... yoksa deliren kendisi olacaktır.

Yazar:John Katzenbach
Çevirmen:
İpek İbik

Sayfa Sayısı: 512
Dili: Türkçe
Yayınevi:
Koridor bach


Eda; zekice yazılmış bir kitap. Her an sizi birileri takip ediyor ve beklemediğniz bir anda yanınıza pat diye biri oturuyor. Ve yok artık dedirticek kadar inanılmaz bir iç hesaplaşma.. Defalarca okumak istiyeceğinize eminim.. 

4 Nisan 2012 Çarşamba

Kitapla Oyun Birarada..!!



Yapı Kredi Kültür Sanat Merkezi, Nisan-Mayıs aylarında her cumartesi Beyoğlu- Galatasaray'da bulunan binasında çocuklara özel "Yaratıcı Drama ile Okuma Atölyeleri" düzenleyecek.
Kitapla oyunu biraraya getiren ve farklı yaş gruplarıyla gerçekleştirilecek bu atölyelerde çocuklar, kimi zaman kuklaları konuşturup boyalar ve fırçalarla kitabın kahramanlarına hayat verirken, kimi zaman da bizzat kitabın kahramanı olacak.
Hem okuyacaklar hem de kitapların dünyasında gezintiye çıkacaklar.
Yapı Kredi Kültür Merkezi'nde Türk ve dünya çocuk edebiyatının önde gelen yazarlarının imzasını taşıyan birbirinden renkli çocuk kitaplarının sıradışı okumaları yapılacak.
Çocuklar, Selçuk Demirel'den Feridun Oral'a, Le Clézio'dan J. K. Rowling'e, pek çok ünlü yazarın kitaplarıyla buluşacak.
Yaratıcı drama yöntemi ile okuma atölyeleri, çocuklara okuma alışkanlığı aşılarken, hayal kurma, merak etme, sorgulama, problem çözme, farklı perspektifler edinme, grup içinde kendini ve fikirlerini rahatça ifade edebilme gibi pek çok beceriyi kazandırmayı da hedefliyor.
Nisan ayı boyunca her cumartesi Yapı Kredi Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek çocuk atölyeleri 7 Nisan tarihinde başlıyor.

Herkesin Bir Köşesi Olsun Ama Bu Köşe Benim Olsun :)



&



İstanbul'un 100 Görülecek ve Yaşanacak Yeri Kitaplaştırıldı..


İki kıtayı birleştiren ve tarihsel süreçte birçok medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul'un görülecek ve yaşanacak 100 mekanı kitaplaştırıldı...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından yayımlanan ve ''İstanbul'un 100 Görülecek, Yaşanacak Yeri'' başlığıyla Bahar Kaleli tarafından hazırlanan kitaptan derlediği bilgiye göre, kentin tarihi mekanları, semt ve gezilebilecek yerleri ''Görülecek Yerler'' başlığında toplandı.
Kitabın ''Görülecek Yerler'' başlığında, yerli ve yabancı turistlerin görmesi gereken tarihi mekanların başında, Eminönü'ndeki tarihi Mısır Çarşısı, Dolmabahçe Sarayı, Galata Kulesi, Ayasofya, Topkapı Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Beyazıt'taki Kapalı Çarşı, Taksim Meydanı'ndaki İstiklal Caddesi, Boğaziçi, Yerebatan Sarnıcı, Emirgan Parkı, Haydarpaşa ve Sirkeci garları, Neve Şalom Sinagogu, Rumeli ve Anadolu hisarları geliyor.

Eda ; Kim bilir İstanbul 'un keşfetmediğimiz daha ne güzellikleri vardır. Gidip göremediğimiz yerleride kitaptan okumak bence çok iyi düşünülmüş fikir..

31 Mart 2012 Cumartesi

HER HAFTA BİR YAZAR

Ayşe Kulin (d. 1941, İstanbul), Türk yazar ve gazeteci.

Kaleme aldığı biyografik eserleri ve romanlarıyla çok okunan yazarlardan biri olmuş ve birçok ödül kazanmıştır. Üslubundaki akıcılık ve yalınlıkla büyük övgü alan yazarın öykü ve kitapları senaryolaştırılıp beyazperdeye aktarılmıştır.[1]
Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.
Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayınlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü kazandı.
1986'da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü'ni kazandı.
1996 yılında Münir Nureddin Selçuk'un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bir yıl sonra aynı adı taşıyan kitabı Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazandı.
1997'de yayınlanan ve Aylin Devrimel'in hayatını konu alan Adı: Aylin adlı kitabı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. Bu kitap yazarın çok geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı.
1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999'da Iletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan Sevdalinka ve 2000'de yine bir biyografik roman olan ve Füreya Koral'ın hayatını aktardığı Füreya yayınlandı.
2001 yılında yayınlanan Köprü isimli romanı ile Doğu illerimizde yaşanan dramın kökenleri ve Cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı. Bu romanı, 2006 ve 2008 yılları arasında Star TV'de aynı isimle dizi olarak yayınlandı.
Ayşe Kulin 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile ikinci dünya savaşı sırasında yüzlerce Yahudi'yi soykırımda kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işliyor.
Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 2007 yılında Star TV'de aynı adla dizi olarak yayınlandı.
2004 yılında yazdığı Gece Sesleri romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2008 ve 2009 yılları arasında Show TV'de yayınlandı.[2]
ALINTI
Eserleri
  • Güneşe Dön Yüzünü, (öykü), 1984.
  • Bir Tatlı Huzur, (biyografi), 1996.
  • Adı: Aylin, (biyografik roman), 1997.
  • Geniş Zamanlar, (öykü), 1998.
  • Foto Sabah Resimleri, (öykü), 1998.
  • Sevdalinka, (roman), 1999.
  • Füreya, (biyografik roman), 2000.
  • Köprü, (roman), 2001.
  • Nefes Nefese, (roman), 2002.
  • İçimde Kızıl Bir Gül Gibi, (deneme), 2002.
  • Babama, (oto biyografi), 2002.
  • Kardelenler, (araştırma), 2004.
  • Gece Sesleri, (roman), 2004.
  • Bir Gün, (roman), 2005.
  • Bir Varmış Bir Yokmuş, (öykü), 2007.[3]
  • Veda[4], (roman) , 2008.[5]
  • Sit Nene`nin Masalları (çocuk kitabı)2008
  • Umut, (roman), 2008.[6]
  • Taş Duvar Açık Pencere (derleme)2009
  • Türkan (biyografik roman)2009
  • Hayat - Dürbünümde Kırk Sene (1941-1964) (biyografik roman) 2011
  • Hüzün - Dürbünümden Kırk Sene (1964-1983) (biyografik roman) 2011
  • Gizli Anların Yolcusu, (roman), 2011